Bazen kendimizi sonunu çoktan okuduğumuz hikayelerin içinde tekrar başrol olurken buluruz. Aynı döngülerde tekrar tekrar savrulur ve içimize dönüp de bildiğimiz şeyin ne olduğunu sormayız. Son hikayeden ne öğrendiğimizi de. Oysa hayat öylece durup izlediğimiz bir oyun değildir. İçinde öylece savrulduğun yaşama "benim" demek gülünç. Çünkü yaşamak senden bir irade ve peşinden bir eylem bekler. Ancak durum kontrol altında olduğu sürece mümkün bu büyük cümleler elbet.
Bu alalade yaşamları mercek altına alınca hep aynı hikayeyi seçtiğimizi fark ederiz. İçimizde bir ses, neyi farklı yapabilirdim diye sorar durur. O yüzden bu kez hikayeyi farklı bitirmek isteriz. Sonunu bilmemiz ya da daha önce okumuş olmamız, o kitabın kapağını görünce yeniden heyecanlamamızı önlemez. Düşünmeden yaşayan insan, kolaylıkla okur aynı hikayeyi, hemencecik seçer ruhunda yaralar açacak o kişiyi ve suçlar tüm anlatıyı en baştan. Bu kez farklı bitsin istese de hükmünün olmadığı satırlarda kaybolur. Oysa aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek ne denli anlamsızsa benzer karakterdeki insanları seçip de farklı bir ilişki inşa etmek isteği de o derece anlamsızdır.
Hayat bu yüzden de bazen sizinle cilveleşir, öğretiyi iyi öğrendiniz mi görmek ister. Aynı soruyu tekrar tekrar sorar. Ta ki siz doğrusunu seçene kadar. Ta ki siz ısrarla kendinizi seçene kadar.
Sevgiyle,
No comments:
Post a Comment