Kendini keşfetme yolunda koşturan birinin deneyimlerine ortak olacağız bu sayfada. Psikolojik, felsefi, sanatsal veya bilimsel geyikleri konuşup hayatı daha iyi idrak etmek için düşüneceğiz. Bildiklerimizi birbirleriyle ilişkilendireceğiz en çok da. Yeni yerler, ilham veren oyunlar, anlamlı filmler izleyecek, aşka dair şiirler okuyacak, kitaplardan hayatımızın altını çizeceğiz. Her türden müziği ve insanı da dinleyeceğiz. İyi eğlenceler önce kendime ve sonrasında takip eden herkese!
Thursday, 5 November 2020
Şiirsel Anlatımlar
Saturday, 19 September 2020
Dinlediğin Ruhlar
Tuesday, 15 September 2020
Şiirsel Anlatımlar
Geçti gitti işte
His yok içimde..
Dur bir dakika
İnsan yalan söyler mi şiirine
Kendini en iyi bilene
İtiraf ediyorum kırgınım biraz
Neye olduğunu bilmiyorum
Ya da kime
Ah ne seviyorum şu belirli işleri
Ne tam kurgulara sarılmışım meğer
Bir valiz gibi yanımda, tekerlekleri kırık
Meğer ben o Beyoğlu yokuşlarını
Ne ağır yükle yürümüşüm
Sırtımda olmasına taptığım hayat şeridi
Otobüsler,vapurlar gibi saatinde gidip
Durakta bekleyip durmuşum idealleri
"Kendi doğruların var ama onlarda da
Baya yanlış var haberin olsun" demişti biri.
Yüzleştikçe anlıyor insan
Kırıldıkça kışlık hazırlıklarının kavanozları.
Emeğine mi üzülse hiç yiyemeyeceğine mi?
İşin sırrı fazla kışlık hazırlamamakmış,
Her şeyi mevsiminde yemekmiş güzeli
Çantasında kırılır korkusuyla
Sekerek yürüyemiyor insan yolları,
Çıkmıyor keşfetmeye dar sokakları.
Yollar varmak için var yük acıtırken omuzlarımı
Kavanozlarca beklentim varmış meğer
Beni hep bildiğim yollardan yürümeye zorlayan.
Bugün itibariyle bırakıyorum yükümü
Yoruyor beni.
Yok artık hazırlığım
Duraktan da ayrıldım.
Hayat dilediğin gibi gel
Artık hazırım.
Saturday, 22 August 2020
Şiirsel Anlatımlar
Nasıl oluyor anlamıyorum
Gün ağarırken birlikte
Soyunmaya başlıyoruz.
Gözlerimizi kapatıp
Üstlerimizi çıkarıyoruz.
Duyuyorum birbirine çarpan metalikleri
Çarpıyor eliniz kolunuz bedenime
Biraz çekil dercesine
Ki ben, inanıyorum.
...
Gün sonuna doğru açıyoruz gözlerimizi
Hepiniz aynısınız, her biriniz giysili
Hiç yara almamış bedenleriniz,
Her yeri örtülü ruhlarınız
Ve gizlenmiş korkularınız
Bir tek ben çırılçıplak kalıyorum.
Bir tek ben kırılmış ve incinmiş
Nasıl oluyor anlamıyorum..
Nasıl oluyor,
Anlamıyorum.
Thursday, 7 May 2020
Şiirsel Anlatımlar
Kardeşimin doğduğu sabahı
Monday, 20 April 2020
Yaşam Dansı
Çember ?
Yaşamınız daima değişse de, hisler aynı kalıyor.
Bir kişinin, bir sevdanın, bir güvenin ya da bir ağrının,
nasıl hissettirdiğini unutmuyorsunuz.
Şiirsel Anlatımlar
Kuşandım Kuşkumu
Elimi eteğimi çekip dünya telaşındanBir gece ansızın farkına varıyorum.
Ezilmiş etlerim ve örselenmiş ellerimle ben
Bugün en çok kendime şefkat duyuyorum.
Çocukluğumu ve yalnızlığımı anımsıyorum.
Bir yere yetişmezken ne dakiktim
Ne ihtiyatlı ilerlerdi saatim,
Anı yaşamaya çalıştığımda
Akışa hiç kapılmadığımı fark ettim.
Ne çok şey yaşadım ve kaydettim
Oyunu kurmaya çalışırken dışında kalıyor,
Gülmüyor, eğlenmiyor, ebelenmiyor insan.
Birine güvenmeye çalışırken,
Teslimiyetiyle yüz göz oluyor daima,
İnanmak için çabaladığınız her şey;
Yalnız çabasıyla kalıyor.
Tökezliyor,
Zamanla içinizi kemiren kurtçuklarla
Sevmediğiniz akrabalarınız aranızdaki
O lanetli ve isteksiz ahbaplığa
Benzer bir diyalog kuruluyor.
Kuşku, insanı ayakta tutuyor.
Tek sorun,
Uykunuz geliyor,
Yoruluyorsunuz,
Göz altlarınızdan okunuyor,
Tükeniyorsunuz.
Tuesday, 14 April 2020
Kadın Olmanın Dayanılmaz Hafifliği
Monday, 6 April 2020
Şiirsel Anlatımlar
Savaş Sonu Düşü
Ayakkabılarını çıkar,
Artık biz bizeyiz.
Artık ayıp da değil söylemesi
Saturday, 4 April 2020
Şiirsel Anlatımlar
Thursday, 2 April 2020
Hayatın Müzikal Anlatımı
Haluk Bilginer /
Şekspir Müzikali
Shakespeare'in eserlerinden derleme tiradlarla, onun hayatını anlatırken esasında tüm hayatı anlatan, Haluk Bilginer'in muhteşem
performansının yanında Evrim Alasya,Selen Öztürk, Zeynep Alkaya ve Tuğçe
Karaoğlan'ın da sahnede göz doldurduğu, izlemesi çok keyifli bir eser. İlk
fırsatta, tadını çıkara çıkara.
İyi Seyirler!
Şiirsel Anlatımlar
Yenilgiler Anısına
Bir şeyler eksik,Eksik işte.
Neye benzediğini,
Ne olduğunu bilmiyorum.
Kayıp mı ettim,
Hiç sahip olmadım mı,
Bilmiyorum.
Sıkışıyorum herkes uyurken
Şehrin hiç fark etmediğim kuytularına
Göğsümün sol yanında bir deli ısrar,
İzin versem bugün gidecek her yerden
Sıkışıyorum korkulu ayrılıklarıma,
Hevesiyle gömülmüş tanışma buluşmalarıma
Artık hatırlayamadığım anılarıma.
Ne eksik, Tanrım!
Lütfen tamamla beni.
Acı bana.
Biliyorsun meseleyi,
Gece boğamızdan kedersiz geçmeyen keyfi,
Hepsinden ağır bu kez kuşkum ve hüznüm,
Senden bir beyaz elbise,
Yanından yer istiyorum.
Yalvarırım,
Bu gece.
Yetiş bana.
Meşgulsen sorun değil,
Hazırlığım tamam,
Ben geleyim yanına.
Thursday, 26 March 2020
Am I Legend?
Kendinizi zihinsel kölelikten kurtarın. Kendimizden başka kimse zihnimizi özgürleştiremez.
Bir aşk, bir kalp, bir kader.
-Bob Marley
Saturday, 21 March 2020
Aylak Değerlendirmesi
Yazı, Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam Kitabının Değerlendirmesidir.
Sevgiyle, saygıyla, keşfetme arzusuyla kalın!
Wednesday, 18 March 2020
Habersiz Tanışıklık
Gel gelelim benim bu daimi ikinci el gençliğim, beni özel hissettirmeyen, sıkan ve yoran, fazla realist bir tarafa evrilmeye başladı. Sonra fark ettim ki bu insanların hepsi, kastettikleri gençlikte şiir yazmış ve okumuş, dünyada bir şeyler değiştirmeye uğraşmış ve şu an, gözlerine bakar bakmaz okuduğum yorgunluklarıyla oturmuş kalmışlardı. Bohem durur, buruk ve kısa güler, mutlu olduklarına bir saatten fazla inanamazdınız. Henüz tazecik, bir çocuk neşesiyle girdiğim her anımda bana imrenerek bakmaları ondandı. Onların da gençliği benimkine yakındı, belki de aynıydı. Beni severken esasında gençliklerini sevmişlerdi. Bugüne bugün ben, henüz 20 olmuştum. Enteresandır ancak 24'ünde birinden de duydum bunu, 65'inde birinden de. Kadınından da duydum, erkeğinden de..
En çok annem ve babamdan duydum ama. İkisinin de birbirinden farklı olan gençliği, bende ortak bir paydayla birleşiyor, onlarsa öğrenilmiş çaresizliklerinin korkusuyla bu pamuklara sarmak istedikleri yavrularını durmadan uyarıyor, aynı keşfin yıpranma payına prim vermiyorlardı.
Ancak bir arsız huydur bu gençlik, ilerim öyle galiba deyip bırakmadım hiç. Çünkü 65'inde biriyle akran hissettiğim de olmuştu benim. Koruyabildiğim sürece içimde, kendi takviminde açmalı ve solmalı dallarım.
Demem odur ki başta tedirgin olsam da bundan artık anlıyorum, bende gençliğini gören ve muhabbet duyan herkese teşekkür ederim.Bazılarımızın hamurunda aynı neşe, aynı keder ve aynı arsız merak var demek! Anlaşılan aynı kapta yoğrulduk, bu ani tan(al)ışıklık ondan demek!
Yazı Sonrası Dinlenmeli ↴
https://www.youtube.com/watch?v=uy0ePmHdFgQ
#KapitalKendiniKemirirse
Karlı, sisli ancak okulsuz bir günden herkese selamlar!
Söyleyeceğim şeylerin sizdeki karşılığını tahmin dahi etmeden içimden geldiği gibi yazıyorum yazımı.
Sosyal mesafelendirme. Ne demek, nasıl anlamak ve ne yapmak gerek? Ben konuyu Kapitalizm ve Eğitim üzerinden ele alacağım. Siz de kendi üzerinize alabilirsiniz.
O kadar benimsemişiz ki kapitalizmin çerçevesinde sömürü öznesi ve nesnesi olmayı. O kadar alışmış ve sinmişiz ki. Sabahın 8'inde gitmeye başladığım okulları, koşturduğum kursları, farkında olmadan yarıştırıldığım tüm akranlarımı düşününce, 20 yaşıma girmeden, her fırsat ve koşulda buna kendi atmosferimde başkaldırarak yaşadığımı fark ediyorum. Bugün geldiğim noktada ne büyük payları var kim bilir. Bir virüs, tüm hayatımı harcadığım ve harcayacağım gerçeklikleri çökertebiliyor, ne ilginç. Ben; tatilin ilk günü akademiyi nasıl devam ettirebilirim diye kara kara düşünürken, 3.gün kendimi asıl öğrenmek istediklerimi ararken, elimde sayısız kitap ve dergiyle, başı boş ve sakin buluyorum. Çünkü neredeyse 15 yıllık koşturmacanın, sorguladığım her anını karşımda vücut bulmuş, yıllardır bekler vaziyette ancak dip diri buluyorum. Yüzleşmeye başlamadan evvel saatlerce gülüyorum. Tanrı, insana gerçekten istediğini sahiden verir. "Her şeyi tek başına değiştiremezsin Vera!", "Sistemi eleştirmek sana bir şey getirmez!" , "Biraz büyü de alış artık!" diyenlere bir kazanılmış bahis kağıdını yüzlerine fırlatır keyfiyle, galibiyetle gülüyorum. Virüsün tarafında değilim elbet, ancak sizden de olmadım hiç diyorum.Ben bu yazıyı en çok kendi adıma,
içimde bir yerlerde beni kemiren ve asla durmayan gelecek kaygıma yazıyorum. Bugün inanıyorum ki bana dayatılan tüm doğrular bir gün çürüyebilir, tüm bu sistemi döndürmek adına olan hırpalandığım kavga bitebilir. En zengin de batar, en güzel çiçek de solar, en genç de ölür.Bugün sahiden biliyorum.
Bir boşluk. Ne kadar kaldığı da henüz kesin değil.
Şimdi yıllardır yetersiz olduğum hissiyle doldurulduğum akademiden uzakta, sessiz, sakin.
Bize insanlığın en büyük bir meziyet olduğunu söylerler ancak komiktir ki bu eğitimi alabileceğimiz ailelerimizi bile hocalarımızdan az görürüz. Ahlaklı ve etik bir mimarlık yapmamızı öğütlerler ancak mimari etik dersi seçmeli bile yoktur. Kapitalizm zehri de panzehri de üretebildiği için erktir. Dünya kapitalisttir. Okullar kapitalisttir. İş dünyası kapitalisttir. Ancak inandığım bir şey varsa, insan ruhu değildir. Gandhi o yüzden vardı, Marx o yüzden vardı, Karma o yüzden var
Ve ben, onu sorguladığım her anımın sonunda,
Gücüm yetmese de içten içe fütursuz tüketime duyduğum bu kinle
Tam da bu yüzden varım.
Bu arada, incelediğim istatistiklere göre yalnızca hastalığı olanları ve yaşı ilerlemiş olanları aldığı için,
Bir teorimdir sorma fırsatı bulursak sorarız:
Corona da kapitalisttir. Rica ediyorum kendinize dikkat ediniz.
Saygıyla, sevgiyle, sorguyla ve kolonyayla kalın efem!





