Hayata Ait Miyim Sahiden?
Kaderlerin kesiştiği yerde dinlediğim,anlamakta bir hayli zorlandığım, yaşadığım yahut gördüğüm hayatlardan çok farklı ve beni derinden etkileyen bir tanışma hikayesi anlatacağım.Yaşça benden 3-4 yaş büyük ve dışardan güçlü,kararlı duruşuna imrendiğim bir kadın.Denk geliyoruz bir yemek masasında; selamlar veriliyor biraz muhabbet ediliyor. Mesafeli konuşmalar başta ancak ikinci üçüncü sefere sabaha karşı uzuyor sohbetler, ortaya dökülüyor hayatlar. Üç kez intihar teşebbüsünde bulunduğunu şaşkınlığımı gizlemeye çalışırken duyuyorum. Devamında geçmiş olduğunun şükrünü beklerken "Neden ölmedim sanki?" sorusuyla irkiliyorum. İntiharı hiç denememiş birinden bunları duymak kolaydır. Ölümle arayı açmamaya çalışan birisi, pekala hala ölmek istiyorsa; zamanında var olmayı reddettiği dünyada yaşıyor demektir,onca zaman sonra. "Neden gerek var ki bana, ben burada ne yapıyorum neye yarıyorum,kim seviyor ki beni?" diye dolan gözlerle sordum kendime dedi.Dolan gözlerle dinledim sabaha dek. Babasız başlamış bir hayat, sevmeyen anne ve ilgisiz koca. Benim hayatımda yoktu böyle hikayeler,varsa yoksa günlük telaşlar, koşuşturmacalar,yakın çevrem böyleydi özellikle.
Günlerce belki haftalarca düşündüm.Aynı gök altında yaşarken,aynı uzuvlar benzer akıllarla; o Dünya'da yeri olmadığını o derece kanıksamışken ben; bir şeyleri değiştirmeyi, ümitle güzel bir duvarın güzel bir tuğlası olmayı hedefliyordum,inatla. Neden dedim.
Aslında onun da yeri var mı yoksa ben mi iyimserim?Sebebi neydi, insan neye ait hissederdi? Huzur, arayınca bulunan bir şey miydi yoksa biz mi var ederdik?
Fark ettim ki günler sonra,sevgi insanı ait yapıyor.Bir yere bir şeye bir kişiye.Hepimizi sevgi bağlıyor hayata fark etmesek de.Aileniz tarafından güzel sevilirseniz kendinize ait olacağınızı biliyorsunuz en başında. Kim olduğunuzu; en büyük hatalarınızdan tutun da tüm doğrularınızla, sabah ilk kalktığınız halinizle saatlerce hazırlandığınızdaki farkı önemsemeyen insanlarla anlayabiliyorsunuz. Bir Cins dergi sözüydü anlamamıştım,sonra düştü;
"Gitmenin; döneceğin yer sana gerçektem aitse mümkün olabileceğini anlıyorum artık."
Sevilmek öyle özgür kılıyor ki insanı,o an anladım.Sizi hep kabul edecek bir sığınağınız olunca gitmekten,çarpışmaktan ve değişmekten korkmuyorsunuz. Temel nokta bu belki de, hayatın fırtınalarıyla çarpışabilmek için dinlenip yüreğinizi onarabileceğiniz bir liman bulmak zorundasınız.Limanı bulmaya en yakından, anne babadan başlamalı.Belki eş ilerde(Ararken sgk dan önce buna bakmak lazım galiba). Ama ne olursa olsun bulmalı. Hep dalgalı deniz, fırtına içinde yıkılmasanız bile sabit ivmeyle, gün geçtikçe yıpranırsınız unutmayın. Sevgiyle kalın,sevdiklerinize değerli olduklarını hissettirin,söyleyin.Diğer türlü saksıdaki çiçeklerden ne farkımız kalır? Hissettirmeden sevmenin, öpmeden sarılmanın okuma bilmeyen birine sayfalarca şiirler yazmaktan ne farkı var Allah aşkına. Önemli olan ileteşebilmek.Ne faydası var daha bana anlatamadığın,anlaştıramadığın sevdanın.
Dileğim aidiyeti iliklerinize kadar hissedecek şekilde sevmeniz ve sevilmeniz.Ha bi de bunu her koşulda hissettirebilmeniz.Bol şans!

No comments:
Post a Comment