Saturday, 4 April 2020

Şiirsel Anlatımlar



Kendimi hiç kimsenin bilmediği
Burunlarının ucunda da olsa görmediği
Bir yerde ve saatte,
Düşmenin o acı tatmini ve yalnızlıkla
Bir başıma ve huzur içinde buluyorum.
Acı dolu bir sükun ile,
Yenik düşmeyi bana yakıştıramayan
Her küçümseyen bakışı
Umursamaz bir tebessümle karşılıyorum.
Bende bir karşılığı olmayan
Emir ve görevlerimden aykırı çığlıklarla
“Bir kere oluyor!”  dedikleri her merasimden
Duyduğum bulantı ve bıkkınlıkla ayrılıyorum.
Kendi meselelerimi halletme kaygısıyla çekildiğimde
Aniden çıkarıldığım köşemden
Başkalarıyla diyalog kurmanın
Bu sınırlı müsaitliğini yakalama telaşıyla buluyorum.
Bir yere kaçmıyor ki kendim
Sonra yüzleşirim, ahmaklığından
Kemiklerimin tamamı kırılırcasına utanıyorum.
Duyduğum tüm yabancı öfkelerin
Tek muhattabının kendim olduğunu anlıyorum.
Hep içimde olduğundan  emin olmanın
Hoyratlığıyla ertelediğim kendimi
Küskün buluyorum.
Her zamankinden öfkeli.
Hırçın ve anlatmıyor derdini
Öpüyorum en tatlı anılarından
Sarıyorum kollarımla örselenmişliğini
Ancak kar etmiyor, affetmiyor beni.
Aynada denk gelmemek için çabalıyorum artık.
Pişmanlığımdan yumuşamayacak kadar kin dolu gözleri
Bir ezilesi böcek muamelesi
Ümit kesmişlik var içinde, hissediyorum.
Hakkı var nefretinde,
Hiç onun için yaşamamış olmanın hüznü
Yılların ertelenmişliği var.
Onu çekip çıkarmamı umduğu bir çift kuyuda
Ellerini uzatıp bedenlerce beklemişliği
Başkalarına havale etmemin kırgınlığı var.

Beni affetmezsin,
Seni ait olduğuna uğurlarken,
Koyu kırmızı bir sızıntı çizerim.
Bir saat sürmez gidişin.
Son karşılaşmamızı heyecanla bekler
Örselenmiş her ilmeğinden öperek,
Seni son kez incitiyor olmanın gururuyla
Bu kez ertelemeden severim.


No comments:

Post a Comment