Saturday, 23 November 2024

Göğe Çıkar Yolum

Sarhoşluk şaraptan eskidir derler, acılar da sevgiden. Şimdi bir kenti çıplak ayaklarla dolaşsam, bana en güvende hissettiren sokakta otursam ve kendime tekrar tekrar fısıldasam bazı kelimeleri. Bazı aptal cümleleri önce kelimelerine sonra seslerine tek tek cesaret neşterimle ayırsam. Cümleleri keserken gözümü bile kırpmasam bu gece. Bir insan ayrılmak istiyorsa, artık sevmek istemiyordur derim mesela. Ama seni sevmiyorum demek, çok daha onurlu. O dimdik. Onun içinde parçalanmış gitgel akıllı bir talep yok, bir durum bildiriyor yalnızca. Ya da "Bana senden başka yok mu?", var muhakkak. Bunlar aslında ufak soğuk belirteçler. Ama yine de can yakarlar. Bu cümleyi kessem şimdi, bana senden başka kız mı yok desem mesela, ne demek isterdim. Öncelikle beni, seninle değerli kıldığını anlayabilirdim pekala, çünkü kurgu cümlende öznen sensin, bense oldukça bulunur bir varyasyon gibiyim. Bu cümle, öyle derinden sarsar ki, aklın şaşar düşündükçe. Bir cümleyle kaç kalbi ve kaç inancı yıkabilirsin oysa. Öyle güç de istemez hem sözlerle incittiğimiz ruhlar. Senden başkasıyla ben olurum demek mesela bu. Bu artık iki kişinin sığındığı muhabbeti yerle bir etmek, dünyada birbirimiz içiniz'i yok etmek, dünyaya bir daha gelsem yine seni sevmem demek. Sana öfkelendim sana kızıyorum gibi içinde hala değer ve sevgi taşıyan bir şey değil bu. Buz gibi bir itibarsızlaştırma. Bu cümle sakin zamanlarda düşünülen bir teselli cümlesi. Sevginin en güzel ölçüsünü ve sınıfını bölye öfke anlarında bilirsiniz. Çünkü sevdiğiniz, canınızı nereden yakacağını çok iyi bilir. Sizi neyin üzeceğini bilir. Ama sevgisinde merhamet yoksa vicdan yoksa, sizi üzmek istemez, mahvetmek ister. İster ki en hassas karnınıza tüm gücüyle vursun ki, galibiyeti artık kesinleşsin. Mağlubiyet yetmez, ezici olmak zorundadır. Oysa seven insan kavgalarda sevmediğini bile diyemez. Ayrılmak ister belki, belki ağlar. Ama zihninde yalnızca durumun bitmesi ihtimali vardır, sevgisiyle. Fiziksel bir uzaklaşmaya meyleder incitmemek için, ondan başkasıyla olma ihtimalinin olasılığına değil. Bu olasılık düşünülmüş bir tesellidir. Apaçık.

Kalktım sokaktan. Güven vermiyor artık. Ayaklarım da acıyor zaten, unuttun mu çıplaktı. İnsanoğlu üşüyeceği camları kapatmasını da, kırılacağı insana mesafelenmeyi de hep iş işten geçtikten sonra yapıyor ne tuhaf. Ama yürümek, elimde olmadan yaptığım bir eylem şimdi, ellerim ceplerimde. Tıpkı gece çökünce ruhuma üflenen şiirler gibi şimdi yola çıkmak, yolda olmak. Kalp, zihnime mahcup ancak kırmıyorlar birbirlerini. Biliyorum ki bugüne bugün, her cesur deneyim kalbimin sayesindeydi. Uzun yollarda kaybolacaksın bazen ancak ne demiş Melike Şahin, "pusulam rüzgar". İçinde çok yol gideceksin böyle cümleleri kesip biçerken. Ve neyi bulursan bul, hep hissettiğinle yola çıkacaksın. Cümleleri böyle didiklesen de yani, içten içe bileceksin ki sadece hissettin. Sonunda ne amaçla, ne niyetle denirse densin, sen o kesince bulduğunu, aslında o an hissettin. Ve kimse senden özür dilemedi. Sana öyle hissettirdiği için, seni üzdüğü için günün sonunda bileceksin ki kimse üzgün değildi.

Bir sahil kentine çıkacak günün sonunda yolun. Eski taş evlerden yapılma ekmek kokan küçük köy meydanlarında bağdaş kuracaksın.Yürüyeceksin ve bu kez, küçük kanatlar iliştirecek Tanrı. Sana yeni pişmiş çorbalardan ikram edecekler. Sonra gün batmaya yakın, bir el saçlarını örecek. Bir şarkıcı en güzel şarkısını söyleyecek ve bir çift sevgili öpüşecek kaldırımda. Sen tüm bu güzelliğin içinde, ellerinle yıldızlar toplarken, ruhunda inanç, kalbinde iyileşmiş yaralar, yaslanacaksın bir omuza. Gün doğarken yeniden yürüyeceksin. Tüm o ızdıraplı kuytuları aşınca, içinde bir çocuk teşekkür edecek sana, onu hiç yüz üstü bırakmadığın için. Uzunca bir süre yürüdükten sonra, kanatlarınız da büyüyecek kalbiniz gibi. Ne olursa olsun, göğe çıkacak güzel kızım yolun. Çünkü göğe uzanan genişlikteki vicdanın, şimdi o yolun ince işlenmiş basamakları.

Sevgiyle 


No comments:

Post a Comment